MacOS Big Sur’un öne çıkan özellikleri

Apple, WWDC 2020’de yeni işletim sistemi olacak MacOS Big Sur’un tanıtımını gerçekleştirdi. MacOS Big Sur, tasarım alanında getirdiği önemli yenilikleri ile dikkat çekti.

Apple, tasarımda özellikle eskiye bağlı ancak yenilikçi öğeler kullanmaya çalışmış. Apple, macOS’in ikonlarını tamamen değiştiriyor ve Finder yani Apple’ın klasör gezginine yeni bir görünüm kazandırıyor. Apple uzun bir aradan sonra arayüze ve dosya gezginine bu kadar ciddi bir değişimde bulunuyor diyebiliriz.

Klasörlerde fotoğraflarınıza bakarken oldukça şık ve kullanışlı bir tasarım bizi karşılayacak. Apple artık üst menüyü de transparan hale getiriyor. Bununla birlikte menüde önemli geliştirmeler var. Eklenen ufak bir ayarlar butonu, Mac’inize müdahale etmeniz gereken ses, uçak modu vb. durumlarda sizlere kısa yol sağlıyor.Buradaki kısayollar da sürükle bırak yapılarak üst menüye eklenebiliyor.

Apple, Bildirim Merkezi’nin de tasarımını yenilemiş.MacOS Big Sur’da Mesajlar da kendini yenileyerek gelecek. Apple, anlık iletişim uygulamarı pazarında WhatsApp’a rakip olmaya kafasına koymuş. iOS 14 ile birlikte gelen yenilikler, Apple’ın mesajlaşmaya verdiği önemi gösteriyor. Apple etkinlikte yenilenmiş Haritalar uygulamasını da tanıttı.

Geliştiriciler için Mac Catalyst uygulamasında tanıtımı gerçekleştirildi. Mac Catalyst teknolojisi sayesinde geliştiriciler geliştirdikleri iPad uygulamalarını MacOS’e kolayca entegre edebiliyor ve yayınlanan iPad uygulamalarını, bir MacOS uygulaması haline getirebiliyor.

MacOS Big Sur’un diğer bir yenilik olarak da Apple’ın internet tarayıcısı Safari. Safari ile ilgili olarak internet tarayıcısının hızına ek bir diğer özellik ise gizlilik ile ilgili oldu. Safari’ye eklenen bir buton ile birlikte artık sizi ziyaret ettiğiniz web sitelerinin hangi tracker’ları kullandığınızı görebileceksiniz.

Yeni MacOs sürümünün adı nereden geliyor?

Apple işletim sistemlerine California ve çevresindeki doğal güzelliklerin ismini vermeye devam ediyor.Big Sur, California eyaletinde bulunan ve Pasifik okyanusu kıyısına paralel şekilde uzanan bir kıyı şeridi bölgeyi temsil ediyor. Ünlü Bixby köprüsünün de içerisinde bulunduğu bölge aniden yüksek dağlar sebebiyle çok fazla gelişememiş. Bu yüzden Amerika’nın denizi kıyısı olmasına rağmen gelişmeyen, dağlık, engebeli ve bu sebeple de doğal kalmayı başarmış bir görüntü sunuyor